İnsan tecrübelerini biriktirir ve bunlardan bir gözlük yapar, hayata bu gözlüklerle bakar. İnsanları bu gözlüklerin arkasından görür. Yaşanılanlar, edinilen tecrübeler kötüyse, olumsuzluklar içeriyorsa gözlükleri en siyah olanından seçer insan ve ardından bakar etrafına; görür ki dünyada her şey kötü, herkes kötülük peşinde. Birileri çıkar karşısına, rengarenk bir çiçek buketiyle. Aile, arkadaş, dost, sevgili ya da herhangi biridir çiçeği getiren. Ama önemi yoktur çiçeğin renginin ya da getiren kişinin, zira ne kadar renkli olursa olsun o gözlüklerin ardındaki gözler için o buket siyah ve griden ibarettir. Kısaca o kişinin söylediği, yaptığı şey kötülükten ibarettir.
Bu durumun tersi de mümkün tabi. Renkli bir gözlük seçip, etrafımıza o gözlüklerle de bakıyoruz fakat değişen bir şey olmuyor. Gözlüğümüzü ne renk seçmişsek hayatımızdaki her şeyin rengi de o oluyor. Hayatımızdaki herkes geçmişimizdeki yaşantıların kılıfına sokulmuş hale geliyor. Etrafımızdaki her şey tek tipleşiyor, tek bir renkten ibaret oluyor. Sonuç olarak geçmişte yaşadığımız bir kötü an sebebiyle bize doğru atılan her adımı kötü olarak değerlendirmeye hazır bekliyoruz. Ufacık bir açık gördüğümüzde ise etiketi yapıştırıyoruz “Bu adım kötü niyetli”. Ya da iyi bir anıdan yola çıkıp “iyi niyet”ten söz ediyoruz. Ama çoğunlukla da kötüden çıkıyoruz yola, siyah gözlük en kolayı ve en güvenlisi(!) çünkü.
Sonuç olarak ailemizin, sevdiklerimizin bize sunduklarını/attıkları adımları, kim olduklarına bakmaksızın, hangi anımızla daha çok örtüştüklerine göre değerlendirip, hayatımızda yer veriyoruz onlara. Karşımızdaki kişi neyi, niye yapar? diye hiç düşünmeden, kişinin attığı adımı, sunduğu şeyi gözlüğümüzü takıp değerlendiriyoruz. Kişiyi kendi yaptıklarıyla değil, başkalarının yaptıklarıyla, genellemelerle değerlendiriyoruz.
Aslında iletişimsizliğin temelinde yer alır bu nokta, A kişisini A, B kişisini B olarak değerlendirmemek, genelleme yapmak. İnsanları başkalarının yaptıklarıyla değerlendirmek bir kazançtan çok hep zarar getirir sonunda, bunu unutmamalı. Hani hep kötü ifadeler için kullanılan “At Gözlüğü” vardır ya, işte o gözlük bile bu tecrübe gözlüğünden çok daha iyidir, en azından baktığınız yeri kendi gözünüzle görürsünüz…
dipte not: bu konu uzun zamandır kenarda duruyordu, bitirmeye anca zaman oldu, mutluyum huzurluyum :)
Tags: genelleme, iletişimsizlik







